9 Ekim 2011 Pazar

BEN, diyip hâli anlatacak kelime bulamayışın aczine, SEN diyip dîlin tutuşması eklenince.. Düğüm olan dil olur hep...

Ne kötüdür insanın aklı ile yüreği arasında çaresiz kalması....
Ne kötüdür an kadar yakın bi asır kadar uzak olması..
Ve bilir misin ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması
BEN deyip susması
SEN deyip ağlamaklı kalmasıı..!!!
(alıntı)

Sen Yine Sükutu Giyin Yar!


Ey gönül!
Ne tuhaf değil mi? ömür, şah damarından daha yakın bir Sevgiliyi aramakla geçiyor.
Hz. Mevlânâ


Öyle bahtsız bir haldeyiz ki, yanlış gittiğini görerek rahatsız olmamız gereken kimi şeyler bizi sadece eğlendiriyor....

Metin Karabaşoğlu



video


Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili

Sezai Karakoç


9 Eylül 2011 Cuma

Rüyalarınızın gerçek olmasını istiyorsanız önce uykudan uyanmanız gerekir…


Kur’an-ı Kerîm’de Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Asra yemin olsun ki hiç şüphesiz insan hüsran (zarar)dadır.
Ancak inanıp salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı ve
sabırlı olmayı tavsiye edenler bunun dışındadır.” (Asr, 1-3)

"İnsanlardan korkmak, insanı felç eder; onların eline bakıp onlardan bir şeyler beklemek ise, çok defa sükût-u hayal ve ümitsizliğe sebebiyet verir. Kimseden korkmamanın tek çaresi korkulacak merciden korkmak, hiçbir zaman ümitsizliğe düşmemenin yolu da, her zaman için kuvvetli ve vaadini yerine getirmeye muktedir olana itimat etmekle olur.."

Anlamak; yüreğindeki tanımlayamadığın çırpınışın, ruhundaki galeyanın, secdede son bulmasıdır...

25 Ağustos 2011 Perşembe

‎"ALLAH de, ötesini bırak." [En'am 91]


Es-selamün Aleyküm Kardeşlerim...

Kadir gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. Kur'ân-ı Kerim de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sûre vardır. Bu sûrede yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:
Doğrusu biz Kur'ân'ı Kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. " (Kadir sûresi, 97/ 1-5)

Kadir Gecesi’ni, namaz kılarak, Kur’ân-ı Kerim okuyarak, tevbe, istiğfâr ederek ve dua yaparak değerlendirmeli.
Üzerinde namaz borcu olanların nafile namazı kılmadan önce hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir. Kazası yoksa nafile kılar. Süfyan-ı Sevrî: “Kadir Gecesi dua ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir. Kur’ân okuyup sonra dua etmek daha güzeldir.” (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313) demiştir.

Hz. Aişe validemiz demiştir ki; Rasûlullah (sas)’e: “- Ey Allah’ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?” diye sordum. Rasûlullah (sas):
“- Allahümme inneke afüvvün tühıbbü’l-afve fa’fu annî: Allah’ım sen çok affedicisin, affı seversin, beni affet.” diye dua et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tc. VI, 314).
Bu gecenin öyle bir anı vardır ki o anda yapılan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli anı yakalamak için gecenin bütününü tevbe ve istiğfar ile geçirmek gerekir. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azından teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler....

Bu Mübarek Gecede O'nu hakkıyla yerine getirenlerden olmak dileğiyle...

Kalpleriniz Kadir gecesinin feyz ve bereketi ile dolsun.
Bütün müminler kadir gecesinde indirilen KURAN`ın ve elçisinin şefaatlarına nail olsun

İNŞAALLAH...




Aç kalmak, susuz kalmak, gözü, gönlü, kulağı, dili dizginlemek oruca tutunmak; orucun nefsi tutması, şeytanı zincirlemesi. Ne muhteşem şey ruhun iftihar ettiği iftar dakikaları; Alemlar sultanının askeri olduğunu hatırlamak, o bilinçle yemeden içmeden kesilmek bir nevi melekleşmek.
Böylesi dönen duran günler final gecesine hazırlıktır. Öyle bir gece ki gündüzler yanında sönük kalır, bin aya denk bir aydınlık ve bereket getirir o gece. Zira Kur’an o gecede inmeye başlamış; gönülleri karanlık vahşetinden aydınlık sabahında uyandırır olmuştur.

Bu geceyi idrak ve ihya eden bin ay yaşamışlık bereketini erişir. Özü yakalamayan çokluklar ne işe yarar ki. On bir aya bedel bir ay, bin aya denk bir gece; özü yakalanmamış ve özü özümsenmemiş binler ay ve sene yaşamanın ne anlamı var?

Çekirdeksiz ağaç, meyvenin çekirdeği olmadan yeniden bir ağaç olur mu?

Ömür tarlasını çekirdeklerle süslemek; ahir ömürde ebediyet sümbülleri devşirmektir. Kısa zamanda sonsuzluk mahsulatı başka nasıl elde edilir?

ALLAH aşkıyla yanan kulun kalbine dokunan zikir notası...
dua için semaya kalkan eller şükrün masumiyetidir...
ne kadar kirli olursan ol ALLAH de kalbim dedin mi hayat sana masum bir gülücükle göz kırpacaktır...
bil ki yaşamın gayesi ALLAHdır...
şimdi dön bir bak aynaya neyin gercek sahibi sensin?????
AMELLERİNİN....
yanında kim olursa olsun....kimi en cok seviyorsan sev...

ve bil ki bir gün sadece sen ve amellein baş başa kalacaksın???
o zaman kalk diril kalbim...ufkun gölgesi yaklaşmakta...

varolanlar bir son bulmakta...

zaman usulca akıp gitmekteyken bakakalma


KALK VE DİRİL KALBİM...




“Allahümme inneke afüvvün kerimun tühıbbül afve fa’fü anni”


“Allahümme inneke afüvvün kerimun tühıbbül afve fa’fü anni”


“Ya Rabbi, sen affedicisin, kerimsin, affı seversin, beni de affeyle”


28 Haziran 2011 Salı

Kalem eğri dilli, mürekkep siyah yüzlü, kağıt iki yüzlü! Şimdi kalkıp arzuhalimi yazmaya kimi mahrem kılayım ? (YUNUS EMRE)...


Söz, yürekten çıktığı zaman ancak yüreğe gider.Sen de sözlerini yürekten söyle.Sana söyleneni iyi dinle.Yürekten geleni al, keder vereni bırak. Güzele çağıranı al, boş olanı bırak.Rûhunun istediğini al,
istemediğini bırak.. Hayat önemlidir. Neşelen ve gül. Hüzünlen ve ağla.Ne yaparsan yap,ama ALLAH rızası için olsun yaptığın.
Gördüğün göreceğin ALLAH rızası için olsun...
Sana rahmet veren Rahmandır. Merhamet veren, şevk veren, ümit veren, sevinç veren, hüzün veren.Sana yoldaş olan Rahmandır.
İyi bil ki, hiçbir yerde bir başına değildin. Bundan sonra da olmayacaksın. Her zaman yanında olan Rahmandır.
Asla üç şey olma.
Ümitsiz olma.
Şükürsüz olma.
Sabırsız olma.Mevlâyı bilen ümidi bilmeli.
Onu bilen şükretmeli.Ona inananın sabırlı olmalı her ameli. O seni terk etsin, peşinden koş git.
O yüz vermesin, sen ona yalvar. Sana,bilmen gereken ve öğrenebileceğin en değerli şeyi haber vereyim mi?
Sahip olabileceğin en kıymetli şey, imanındır.
Allaha inan, mutlu ol. Ona dayan, güçlü ol. Kimsen yok mu? Sözünü dinleyen,
acını paylaşan, sevgine sevgisini katacak, kimsen yok mu? Sen ister şu var de, ister bu, istersen yok işte, kimsem yok de;
hakiki bir dostun kesinlikle var. Sözünü dinleyen, acını paylaşan,
sevgine sevgisini katan ebedî dostunu, Rabbini unutma! Ey Sözümü İşiten Dostum; Sözlerim bitti.
Işığım söndü. Kandilim tükendi.Sen bana değil de, sözleri bitmeyene, ışığı sönmeyene,kandili tükenmeyene kulak ver.
O'nu sev.
O na kendini sevdir.Onun sevdikleriyle doldur yüreğini…."

(alıntı)

27 Haziran 2011 Pazartesi

Bir dost derki dualarda cömert olalım yarın gece inş Dua eden dua bulur!




Ne BÜLBÜL olmak istiyorum, FANI iCiN yanan; NEDE GÜL olmak istiyorum,
ACMADAN SOLAN..Ben sadece RABBİME layık OLMAK iSTiYORUM....

Sabırla bekle gönül!


Sabırla bekle gönül!
En geç sûrun sesi duyulduğunda tutacak ellerinden Resuller Resulü...


Issız bir akşamın karanlığında göz yaşları ile yalvarırken 'a, muhtaçtır senden başka kardeşlerinde senin duana...

Dualarda hatırlanmak dileğiyle...
KARDELEN

Umut Kuşum Yükselmenin Vaktidir...!!…



Sendeyim, Seninleyim, Senliyim... Şükür ki ben bendeyim,
şükür ki Sana bendeyim...


Esselamualeykum guzel kardeslerim..
Bildiğimiz gibi mubarek aylarla yolumuz kesişmekte..
Bu mubarek gunleri daha yakından tanıyıp, büyük bir hazla ibadet etmek icin kendimizi hazırlayalım insl.. İslâm'ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları. Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların süresine nazaran değişiklik arzeder. Kamerî sene, şemsî seneden on bir gün daha kısadır. Ayrıca kamerî ayların diğer bir özelliği şemsî aylarda olduğu gibi senenin aynı mevsimine değil, değişik mevsimlerine tesadüf etmesidir. Mesela, kamerî bir ay olan Ramazan ayı, senenin mevsimlerini dolaşır. Hicrî ve kamerî aylar arasında küçük önem taşıyan ve "üç aylar" diye adlandırılan Receb, Şaban ve Ramazan ayları mübarek aylar olarak kabul edilirler. Bu ayların Müslümanlarca önemli ölçüde değer kazanmasının sebepleri arasında Hz. Peygamber (s.a.s')'in bu aylar hakkında verdiği haberler gösterilebilir. Rasûlüllah (s.a.s') bir hadis-i şerifinde; "Recep 'ın ayı, Şaban benim ayım ve Ramazan ümmetimin ayıdır" buyurmuştur. Ayrıca Peygamber Efendimiz, Receb ayı girince, " Âllahım! Receb ve Şabanı bize mübarek kı!!

Bizi Ramazana ulaştır"diye dua ederdi. Üç ayların değerini ifade eden diğer bir önemli özellik ise beş mübarek kandil gecesinden dördünün bu aylar içinde olmasıdır. Regaib gecesi, Recep ayının ilk cuma gecesine, Mirac gecesi, Recep ayının yirmi yedinci gecesine, Berat gecesi, Şaban ayının on beşinci gecesine, Kadir gecesi ise Ramazan ayının yirmi yedinci gecesine rastlar. Hz. Peygamber (s.a.s') Şaban ayında çok oruç tutardı. Hz. Aişe, Rasûlüllah (s.a.s')'ın bu aydaki orucu hakkında şöyle der : "Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim" (Tecrid-i Sarih, VI, 295). Ramazan ayının fazileti ise çok daha yücedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s') şöyle buyurmaktadır: "Ramazan geldiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar da bağlanır" (Müslim, Kitâbu's-Sıyam, 1) Receb ve Şaban ayları, rahmet ayı olan Ramazanı karşılayan aylar olup Ramazan ayının müjdecisidir. Dinimizde ayrı bir değeri olan üç ayların, kişide insanî özelliklerin olgunlaşmasında ve iradenin kontrol altına alınmasında rolü büyüktür. Zira Receb ve Şaban aylarının feyzinden ve bu aylarda bulunan Regaib, Mirac ve Berat gecelerinin rahmetinden istifade yolunu tutan bu kişi
Ramazan ayında ise her türlü kötülükten kendini uzak tutar ve insanî vasıflarının artmasına gayret eder. Nihayet Kadir gecesinde yapacağı ibadet ve tevbe ile manevî hazza ulaşır. Bu nedenle özellikle, bu aylarda bol bol istiğfar etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kur'ân okumak ve dua etmek en uygun davranışlardır….
RESULLAH efendimiz.(s.a.v) ''namaz gözümün nuru'' diye buyurmuşlar. Namaz bizler için bu dünyada verilmiş en muhteşem güzelliktir. c.c huzurunda olmak ve büyüklüğü karşısında tir tir titremek .. C.C bizleri bu güzellikten mahrum etmesin ve namazı tam hakkıyla kılanlardan eylesin. Kıldığımız namazlarımız dergahı ilahide inşlh her zaman için kabul olur...
Amin..

“ Beşer mukadderatının programı çizilirken, insanlara verilen eşsiz bir fırsattır MÜBAREK GECELER... ”Mübarek MİRAÇ KANDİLİNİZİ tebrik eder, Kardeşliğin daimi olduğu, sevgilerin birleştiği dostlukların hiç bitmediği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de sevgi dolu nice kandillere... İlahi rahmetin coştuğu bu gece de affedilebileceğimiz ümidiyle dualarda buluşabilmeyi niyaz ederim...

KARDELEN

12 Haziran 2011 Pazar

Ellerimin ucundadır yüreğim; Yüreğim duamdır, duam yüreğim!

Yangını Alevle Yazdım…

Her yalnız kalışımda
Gözpınarlarımdan dökülüyorsun
Yüreğimdeki alevlere damla damla…

Bu bir yangının hikayesi…

Alevlerin, değdiği yeri viraneye değil, gülbahçesine çevirdiği bir yangın hikayesi…

Yer : Gâlu Belâ
Başlangıç Tarihi : Ezel
Bitiş Tarihi : ……
Başlangıç Sebebi : Bir çift söz…

Ya da bakışları anlık kesişen, iki yalnız göz…Belki bir saatlik tefekkür…

Belki de tefekkürle geçen bir ömür…

Asırlar boyu çözülemeyen bir muamma…Evet, belki çözenler var amma…

Çözenleri anlayanlar bir- iki…

Leyla ile Mecnun’u , Aslı ile Kerem’i ve dahi Hallac-ı Mansur’u kaç talihli anladı ki…

“Kün!.” “Ol” der ve olur…

Bu yalnız ve yalnız Allah’a ( c.c.) mahsustur.Eşref-i mahluk hep damla ile başlar bu yangına…

Öyle bir yangın ki, damlalar çoğaldıkça sönmez, alevlenir…

Bazen damlaya damlaya göl olur, bazen de birdenbire çağıldayıverir…

İstidat…Allah vergisi..

O (c.c.) , vermek istemeseydi, istemeyi vermezdi…

Kimileri öyle bir yanar ki, bir anda gönlü gül- gülistan olur…

Kimileri ise bir türlü alevlenemez ve kendi dumanında boğulur…

Dedim ya istidat meselesi…

Ve

bu da YANMAYI İSTEYENLERE Allah’ın hediyesi…

Bu bir yangının hikayesi…

Her İNSAN OLANIN gönlünde,alevlenmeye hazır bekleyen bir kıvılcımın,

maya tutmaya hazır gerçek bir sevdanın hikayesi…

Bilmem ki anlatmaya gücüm yetecek mi!…

Yoksa ilk cümlede, söylemeye can attığım tüm kelimelerim, birdenbire bitecek mi?

Yak yüreğimi ey Yâr!…
Öyle bir yak ki
Cehennem alevlerimden ürksün!…

Ya Rab!… Kalemime ve kelamıma güç ver Sen bir mücrime bile Gerçekleri söylettirecek kadar büyüksün!…


” BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM “


Aşk gözlerimden aktı ruhuma…Ruhların yaratıldığı o an, ilk seni gördü gözlerim…

İşte bu yüzden sana olan delice özlemim…

İşte bu yüzden her daim “Vuslata Hasret” çeker bu garip yüreğim…

Ben o anda sana söz verdim Ey Yâr!..

O anda düştü bedenime sönmeyen har!..Sensiz geçen her an ömrüme zarar…

Beni bensiz bırak da , sensiz bırakma Ey Yâr!…

Aşk adına ne dökülürse dilimden, senin içindir her çıkan kalemimden !

Senin için severim senden gayrısını…

Eğer senden uzak geçirdiysem ömrümün yarısını, iflah eyle Ey Yâr içimdeki nefs sağrısını…

Aşk ruhuma gözlerimden aktı…İşte bu yüzden gözlerim herşeye aşk dolu baktı…

Aşkla sevdiğim çok şey, beni bir gün bıraktı…

Dönüp sana baktım, vuslat çok ıraktı…

Hasretin her daim yüreğimi yaktı…

Anladım!…

Vuslat için bana düşen, sana layık olmaktı…

Şimdi bana yakınlığını hissedip, sana uzaklığımdan utanmaktayım.

Ruhuma dokunan her sevdalı sözü sen sanmaktayım…

Her seferinde sevda adına söylenen yalanlara inanıp, aldanmaktayım…

Ve gerçekle her yüzyüze gelişimde…..yanmaktayım….Yâr!

Bana yakınlığını hissedip, sana uzaklığımdan utanmaktayım…
Yardım et bana!…

Mesafesiz mesafeleri kaldırabileyim aradan…Belki kelamım anlamsız, boş ve sıradan. Ama inan !…

İnan ki hasretinle her an kan damlar yüreğimdeki yaradan…

Duy beni :
İçimdeki yangını vuslatınla söndür
Her yarın kenarından , beni sana döndür....

(alıntı)


|Kardelen|“ Aklım kalbime; '' iman nedir?'' diye sordu: kalbim ise aklımın kulağına eğilerek; ''iman edeptir.'' dedi...( Mevlana)...

Şimdi hüznün kırıntılarıyla çalıyorum kapını.

Biliyorum hep açık gelmek isteyene kapın.

Ve içimde Sen, Yüce Varlığın.
Bendesin Sen.

Şimdi kapı dışarıda mı olur Allah'ım, Sen içimdeyken.

Ve beni bekleyen Sen mi olursun Allah'ım,

ben sana muhtaçken...

Senin bir damla kokuna, bütün aşklarımı fedaya hazırım…! Ve bir kırıntısına nazarının,bütün yüreğimi kanatmaya…


Ey göz!

Söyle bana güzel suretten ibaret midir...

Peki gönül sence güzel kime denir

Gönlün gösterdiğini göz güzel görür

Asıl güzellik suretten değil siretten gelir...


kırıkkalem



BU YOLDA YÜZ BİN TANE ADEM YÜZLÜ İBLİS VAR
HER İNSAN YÜZLÜYÜ SAKIN İNSAN SANMA...
(Şems Tebriz)

Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme;

çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

(İsra Suresi, 36)



Ey insan!

Eğer yalnız Ona abd olsan, bütün mahlukat üstünde bir mevki kazanırsın.

Eğer ubudiyetten istinkaf etsen, aciz mahlukata zelil bir abd olursun.
Her kim kendisini Allah’a malederse, bütün eşya onun lehinde olur.

Ve kim Allah’a mal ...olmasa, bütün eşya onun aleyhinde olur.

Allah’a mal olmak ise, bütün eşyayı terk ve her şeyin Ondan olduğunu ve Ona rücu edeceğini bilmekle olur.
Allah’a hakiki abd olan, başkalarına abd olamaz.
Maden her yer misafirhanedir.

Eğer misafirhane sahibinin rahmeti yar ise, herkes yardır, her yer yarar.

Eğer yar değilse, her yer kalbe bardır ve herkes düşmandır."


Ben Sen'de bitmeye geldim Ey Rabbim!...

Aç gözlerini ve sadece okumayı dene.Usanmadan, sıkılmadan, yılmadan sadece oku...
Alemi oku.
Hayatı oku.Al kitabı eline, gerekirse hiç bırakma.
Sarıl kitaba sadece oku.
Okudukça anlayacaksın sana en luzumlu şeyin okumak olduğunu.Sonra...Sonra düşün.
Sadece düşünmeyi dene.Düşünebildiğin kadar düşün…
Hayatı düşün…Düşündükçe düşün...
Hatta düş bahçelerinde bir gezintiye çık.Belki düşlerin gerçek olur?…
Kainat kitabını düşün.Ve hatta alemin sayfalarında bir gezintiye çık.
Kainat, beyninden kat kat büyük ama beynin onu kapsayacak kadar geniş bir kabiliyete mazhar.
Neler okumuştun?Okuduklarını düşün.
Düşündükleri ise görmeye çalış ve hisset.Sonra düşündüklerini yaz…
Bakalım sayfalar, mürekkepler düşüncelerini içine alacak kadar yeterli olacak mı?
Bil ki bundan mürekkep de, kağıt da hoşnut olacaktır.
Korkmadan yaz.Yazmaktan korkma…’
Ve paylaş…Sadece paylaşmayı dene…
Yazdıklarını paylaş insanlarla.Olur ya birinin aklına kalbine manevi bir yol açmaya vesile olursun.
Olur ya, birinin ruhuna bir huzur damlası sepersin.
Belki bir kapı açarsın huzur iklimine doğru.Ne dersin olamaz mı?
Belki bu sayede yıkılmayan duvarları yıkarsın!Taş kalplileri yumuşatırsın.
Söylesene bundan büyük bir mutluluk duymazmısın?
Duyarsın elbette, duyarsın…
Bir de sadece gülümsemeyi dene.Denemekten korkma.
Küçük bir tebessüm kondur sevdiklerinin kalbine.
Sakın esirgeme onlardan sevgi dolu bir gülümsemeyi…
Ve son…
En son mütevazi ol.En güzel bir sona erişmek için mütevazi ol.
Oku…Yaz…Paylaş…Şükret…Zikret…
Sade yaşa hayatı .Sadece hayırlı yaşamayı iste dualarında.İstemekten korkma!
Sonsuz merhamet sahibine sığın.
Bil ki, Ona sığınan, inanan, dayanan her iki cihanın en mesut ve bahtiyarıdır.Sadece ona sığın.
Sadece ondan iste.
Her işin başında onun ismini an.
Ve bil ki, her yolun sonu Ona çıkar.
Sadece Ona...
Fatma Altuner



"Küpün ve testinin suyu fanidir Can!
Tükenir gider.
Lakin pınarın suyu daima taze ve bakidir.
Bir taş parcasi yüz testiyi kırar ama pınar suyu durmadan kaynar.
Testiyi kır Can!
Küplerden vazgeç.
Tükenmeyen suya koş.
Susuzluğunun suyu orda.
Açlığının gıdası orda.
Yokluğunun varlığı orda."
H.Z MEVLANA

10 Haziran 2011 Cuma

Nerden geldin nereye gideceksin ey insan, bilmez misin herşeyin bir hesabı vardır ...




Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük.!



Bir başka Bahar için sadece Yaprak döktük...!!!




(Hz. Mevlana)



Yaşamak Su Misali Akıp Giderken, Bize KaLan Bir Vefa, Bir SeLam, Bir de Habersiz YapıLan GüzeL Duadır..

|Kardelen|“...|“...♥♥♥ Bir yarım aklın kuyusunda, öbür yarım aşkın kuytusunda...  Cennet ve cehennem arasında... Ucu sırattan geçen bir uçurum kenarında... Ârâfta.... Ârâfın da arasında... ...Ar ve Af yarasında...

"...Aslında birbirimize ne kadar da yakınız.
Birbirimizin kapılarını açacak nice anahtarlara sahibiz.Belki küçük gördüğümüz bir ikram, bir selam,
bir tebessüm, kısa bir ziyaret, ufacık bir hediye...
Yeter ki niyet edelim birbirimizi sevmeye.
Cennette de komşu, eş dost, aile, akraba olabilmeye ve iman etmeye..."

Ne aşikar ne de giz, makbul değil bu sessizlik! Ne sebat ne de umut, çare değil bu vakt-i Sükût!


“Biri bana : Aşıklık nedir?diye sordu.
Dedim ki: Ben ol da bil.”
Sen aşıklığı nasıl bilebilirsin ki
o bilgi kitaptan defterden öğrenilmez.
Ateşi mangalda balı da kavanozda görmek bilmek değildir.
Çünkü bu bilgi zevk bilgisidir;
onu tatmayan bilmez.
Bildim diyenin bilgisi sadece zandır.
Madem öyle sen düşmeyi düşenden öğren,
yanmayı pişmişten sor.
Aşkın kokusunu da aşığın yanık nefesinden kokla.
Bu işaretlerden yola çık ve aşkı bilmek için aşık ol...

(alıntı)

6 Mayıs 2011 Cuma