9 Eylül 2011 Cuma

Rüyalarınızın gerçek olmasını istiyorsanız önce uykudan uyanmanız gerekir…


Kur’an-ı Kerîm’de Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Asra yemin olsun ki hiç şüphesiz insan hüsran (zarar)dadır.
Ancak inanıp salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı ve
sabırlı olmayı tavsiye edenler bunun dışındadır.” (Asr, 1-3)

"İnsanlardan korkmak, insanı felç eder; onların eline bakıp onlardan bir şeyler beklemek ise, çok defa sükût-u hayal ve ümitsizliğe sebebiyet verir. Kimseden korkmamanın tek çaresi korkulacak merciden korkmak, hiçbir zaman ümitsizliğe düşmemenin yolu da, her zaman için kuvvetli ve vaadini yerine getirmeye muktedir olana itimat etmekle olur.."

Anlamak; yüreğindeki tanımlayamadığın çırpınışın, ruhundaki galeyanın, secdede son bulmasıdır...

25 Ağustos 2011 Perşembe

‎"ALLAH de, ötesini bırak." [En'am 91]


Es-selamün Aleyküm Kardeşlerim...

Kadir gecesi, içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. Kur'ân-ı Kerim de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sûre vardır. Bu sûrede yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:
Doğrusu biz Kur'ân'ı Kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. " (Kadir sûresi, 97/ 1-5)

Kadir Gecesi’ni, namaz kılarak, Kur’ân-ı Kerim okuyarak, tevbe, istiğfâr ederek ve dua yaparak değerlendirmeli.
Üzerinde namaz borcu olanların nafile namazı kılmadan önce hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir. Kazası yoksa nafile kılar. Süfyan-ı Sevrî: “Kadir Gecesi dua ve istiğfar etmek namazdan sevimlidir. Kur’ân okuyup sonra dua etmek daha güzeldir.” (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI, 313) demiştir.

Hz. Aişe validemiz demiştir ki; Rasûlullah (sas)’e: “- Ey Allah’ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?” diye sordum. Rasûlullah (sas):
“- Allahümme inneke afüvvün tühıbbü’l-afve fa’fu annî: Allah’ım sen çok affedicisin, affı seversin, beni affet.” diye dua et, buyurdu (Tecrîd-i Sarih Tc. VI, 314).
Bu gecenin öyle bir anı vardır ki o anda yapılan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli anı yakalamak için gecenin bütününü tevbe ve istiğfar ile geçirmek gerekir. Gecenin bütününü ibadetle geçiremeyenler en azından teravihten sonra bir miktar oturup dua etmelidirler....

Bu Mübarek Gecede O'nu hakkıyla yerine getirenlerden olmak dileğiyle...

Kalpleriniz Kadir gecesinin feyz ve bereketi ile dolsun.
Bütün müminler kadir gecesinde indirilen KURAN`ın ve elçisinin şefaatlarına nail olsun

İNŞAALLAH...




Aç kalmak, susuz kalmak, gözü, gönlü, kulağı, dili dizginlemek oruca tutunmak; orucun nefsi tutması, şeytanı zincirlemesi. Ne muhteşem şey ruhun iftihar ettiği iftar dakikaları; Alemlar sultanının askeri olduğunu hatırlamak, o bilinçle yemeden içmeden kesilmek bir nevi melekleşmek.
Böylesi dönen duran günler final gecesine hazırlıktır. Öyle bir gece ki gündüzler yanında sönük kalır, bin aya denk bir aydınlık ve bereket getirir o gece. Zira Kur’an o gecede inmeye başlamış; gönülleri karanlık vahşetinden aydınlık sabahında uyandırır olmuştur.

Bu geceyi idrak ve ihya eden bin ay yaşamışlık bereketini erişir. Özü yakalamayan çokluklar ne işe yarar ki. On bir aya bedel bir ay, bin aya denk bir gece; özü yakalanmamış ve özü özümsenmemiş binler ay ve sene yaşamanın ne anlamı var?

Çekirdeksiz ağaç, meyvenin çekirdeği olmadan yeniden bir ağaç olur mu?

Ömür tarlasını çekirdeklerle süslemek; ahir ömürde ebediyet sümbülleri devşirmektir. Kısa zamanda sonsuzluk mahsulatı başka nasıl elde edilir?

ALLAH aşkıyla yanan kulun kalbine dokunan zikir notası...
dua için semaya kalkan eller şükrün masumiyetidir...
ne kadar kirli olursan ol ALLAH de kalbim dedin mi hayat sana masum bir gülücükle göz kırpacaktır...
bil ki yaşamın gayesi ALLAHdır...
şimdi dön bir bak aynaya neyin gercek sahibi sensin?????
AMELLERİNİN....
yanında kim olursa olsun....kimi en cok seviyorsan sev...

ve bil ki bir gün sadece sen ve amellein baş başa kalacaksın???
o zaman kalk diril kalbim...ufkun gölgesi yaklaşmakta...

varolanlar bir son bulmakta...

zaman usulca akıp gitmekteyken bakakalma


KALK VE DİRİL KALBİM...




“Allahümme inneke afüvvün kerimun tühıbbül afve fa’fü anni”


“Allahümme inneke afüvvün kerimun tühıbbül afve fa’fü anni”


“Ya Rabbi, sen affedicisin, kerimsin, affı seversin, beni de affeyle”


28 Haziran 2011 Salı

Kalem eğri dilli, mürekkep siyah yüzlü, kağıt iki yüzlü! Şimdi kalkıp arzuhalimi yazmaya kimi mahrem kılayım ? (YUNUS EMRE)...


Söz, yürekten çıktığı zaman ancak yüreğe gider.Sen de sözlerini yürekten söyle.Sana söyleneni iyi dinle.Yürekten geleni al, keder vereni bırak. Güzele çağıranı al, boş olanı bırak.Rûhunun istediğini al,
istemediğini bırak.. Hayat önemlidir. Neşelen ve gül. Hüzünlen ve ağla.Ne yaparsan yap,ama ALLAH rızası için olsun yaptığın.
Gördüğün göreceğin ALLAH rızası için olsun...
Sana rahmet veren Rahmandır. Merhamet veren, şevk veren, ümit veren, sevinç veren, hüzün veren.Sana yoldaş olan Rahmandır.
İyi bil ki, hiçbir yerde bir başına değildin. Bundan sonra da olmayacaksın. Her zaman yanında olan Rahmandır.
Asla üç şey olma.
Ümitsiz olma.
Şükürsüz olma.
Sabırsız olma.Mevlâyı bilen ümidi bilmeli.
Onu bilen şükretmeli.Ona inananın sabırlı olmalı her ameli. O seni terk etsin, peşinden koş git.
O yüz vermesin, sen ona yalvar. Sana,bilmen gereken ve öğrenebileceğin en değerli şeyi haber vereyim mi?
Sahip olabileceğin en kıymetli şey, imanındır.
Allaha inan, mutlu ol. Ona dayan, güçlü ol. Kimsen yok mu? Sözünü dinleyen,
acını paylaşan, sevgine sevgisini katacak, kimsen yok mu? Sen ister şu var de, ister bu, istersen yok işte, kimsem yok de;
hakiki bir dostun kesinlikle var. Sözünü dinleyen, acını paylaşan,
sevgine sevgisini katan ebedî dostunu, Rabbini unutma! Ey Sözümü İşiten Dostum; Sözlerim bitti.
Işığım söndü. Kandilim tükendi.Sen bana değil de, sözleri bitmeyene, ışığı sönmeyene,kandili tükenmeyene kulak ver.
O'nu sev.
O na kendini sevdir.Onun sevdikleriyle doldur yüreğini…."

(alıntı)

27 Haziran 2011 Pazartesi

Bir dost derki dualarda cömert olalım yarın gece inş Dua eden dua bulur!




Ne BÜLBÜL olmak istiyorum, FANI iCiN yanan; NEDE GÜL olmak istiyorum,
ACMADAN SOLAN..Ben sadece RABBİME layık OLMAK iSTiYORUM....

Sabırla bekle gönül!


Sabırla bekle gönül!
En geç sûrun sesi duyulduğunda tutacak ellerinden Resuller Resulü...


Issız bir akşamın karanlığında göz yaşları ile yalvarırken 'a, muhtaçtır senden başka kardeşlerinde senin duana...

Dualarda hatırlanmak dileğiyle...
KARDELEN

Umut Kuşum Yükselmenin Vaktidir...!!…



Sendeyim, Seninleyim, Senliyim... Şükür ki ben bendeyim,
şükür ki Sana bendeyim...


Esselamualeykum guzel kardeslerim..
Bildiğimiz gibi mubarek aylarla yolumuz kesişmekte..
Bu mubarek gunleri daha yakından tanıyıp, büyük bir hazla ibadet etmek icin kendimizi hazırlayalım insl.. İslâm'ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları. Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların süresine nazaran değişiklik arzeder. Kamerî sene, şemsî seneden on bir gün daha kısadır. Ayrıca kamerî ayların diğer bir özelliği şemsî aylarda olduğu gibi senenin aynı mevsimine değil, değişik mevsimlerine tesadüf etmesidir. Mesela, kamerî bir ay olan Ramazan ayı, senenin mevsimlerini dolaşır. Hicrî ve kamerî aylar arasında küçük önem taşıyan ve "üç aylar" diye adlandırılan Receb, Şaban ve Ramazan ayları mübarek aylar olarak kabul edilirler. Bu ayların Müslümanlarca önemli ölçüde değer kazanmasının sebepleri arasında Hz. Peygamber (s.a.s')'in bu aylar hakkında verdiği haberler gösterilebilir. Rasûlüllah (s.a.s') bir hadis-i şerifinde; "Recep 'ın ayı, Şaban benim ayım ve Ramazan ümmetimin ayıdır" buyurmuştur. Ayrıca Peygamber Efendimiz, Receb ayı girince, " Âllahım! Receb ve Şabanı bize mübarek kı!!

Bizi Ramazana ulaştır"diye dua ederdi. Üç ayların değerini ifade eden diğer bir önemli özellik ise beş mübarek kandil gecesinden dördünün bu aylar içinde olmasıdır. Regaib gecesi, Recep ayının ilk cuma gecesine, Mirac gecesi, Recep ayının yirmi yedinci gecesine, Berat gecesi, Şaban ayının on beşinci gecesine, Kadir gecesi ise Ramazan ayının yirmi yedinci gecesine rastlar. Hz. Peygamber (s.a.s') Şaban ayında çok oruç tutardı. Hz. Aişe, Rasûlüllah (s.a.s')'ın bu aydaki orucu hakkında şöyle der : "Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim" (Tecrid-i Sarih, VI, 295). Ramazan ayının fazileti ise çok daha yücedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s') şöyle buyurmaktadır: "Ramazan geldiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar da bağlanır" (Müslim, Kitâbu's-Sıyam, 1) Receb ve Şaban ayları, rahmet ayı olan Ramazanı karşılayan aylar olup Ramazan ayının müjdecisidir. Dinimizde ayrı bir değeri olan üç ayların, kişide insanî özelliklerin olgunlaşmasında ve iradenin kontrol altına alınmasında rolü büyüktür. Zira Receb ve Şaban aylarının feyzinden ve bu aylarda bulunan Regaib, Mirac ve Berat gecelerinin rahmetinden istifade yolunu tutan bu kişi
Ramazan ayında ise her türlü kötülükten kendini uzak tutar ve insanî vasıflarının artmasına gayret eder. Nihayet Kadir gecesinde yapacağı ibadet ve tevbe ile manevî hazza ulaşır. Bu nedenle özellikle, bu aylarda bol bol istiğfar etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kur'ân okumak ve dua etmek en uygun davranışlardır….
RESULLAH efendimiz.(s.a.v) ''namaz gözümün nuru'' diye buyurmuşlar. Namaz bizler için bu dünyada verilmiş en muhteşem güzelliktir. c.c huzurunda olmak ve büyüklüğü karşısında tir tir titremek .. C.C bizleri bu güzellikten mahrum etmesin ve namazı tam hakkıyla kılanlardan eylesin. Kıldığımız namazlarımız dergahı ilahide inşlh her zaman için kabul olur...
Amin..

“ Beşer mukadderatının programı çizilirken, insanlara verilen eşsiz bir fırsattır MÜBAREK GECELER... ”Mübarek MİRAÇ KANDİLİNİZİ tebrik eder, Kardeşliğin daimi olduğu, sevgilerin birleştiği dostlukların hiç bitmediği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de sevgi dolu nice kandillere... İlahi rahmetin coştuğu bu gece de affedilebileceğimiz ümidiyle dualarda buluşabilmeyi niyaz ederim...

KARDELEN